Kalbin Rehberin Olsun

Hayat bir yolculuksa, bu yolda en güvenilir rehber kalptir. Akıl hesaplar, göz bakar, kulak duyar ama kalp hisseder. Ve bazen hissetmek, bilmekten daha derin bir gerçektir. Kalbin gösterdiği yön, haritada işaretli olmasa da seni en doğru yere götürür. Çünkü kalp, sadece bir organ değil, ruhun taşıyıcısı, vicdanın tercümanıdır.

Bu çağda insanlar aklın hükmüyle ilerlemeye çalışırken çoğu zaman yollarını kaybederler. Zihin strateji kurar ama kalp niyet koyar. Kalbin niyeti temizse, yürüdüğün yol da temiz olur. Çünkü kalbin ışığı karanlıkları deler. O yüzden kalbin sesini bastırmadan, onu bir pusula gibi kullanmak gerekir.

Kalp, duyguların evi

Kalp, sadece sevmenin değil, aynı zamanda sezmenin de merkezidir. Bazen biriyle tanışırız ve daha konuşmadan içimize bir sıcaklık ya da huzursuzluk doğar. İşte o ilk his, kalbin sezgisel gücüdür. Kalp, dışarıdan gelen bilgileri süzer, değerlendirir ve ruhla uyumluysa “olur” der. Değilse sessizce geri çeker.

Bu hislerin kaynağı çoğu zaman bilinç dışıdır ama ilahi bir yönü de vardır. Allah, kalbe ilham eder. “Rabbin, insanın kalbine vesvese vereni bilir” der Kur’an’da. Demek ki kalp, vesveseye de ilhama da açıktır. Önemli olan bu iki sesi ayırt edebilmek, kalbi temiz tutmaktır.

Kadınlar için kalp çok daha derin anlamlar taşır. Sevgi, şefkat, merhamet, sezgi gibi hisler kadın kalbinde güçlü şekilde yaşar. Bu yüzden kadınlar birçok konuda doğruyu kalpten hisseder ama bazen bu hissi akılla bastırırlar. Oysa kalp, özellikle kadınlar için güçlü bir iç rehberdir.

Temiz kalp, berrak yön

Kalbin rehber olabilmesi için onun kirlerden, yüklerden arınmış olması gerekir. Kırgınlıklar, öfke, haset, kıskançlık gibi duygular kalbin önünü kapatır. Bu duygular kalpte bir sis gibi çöker ve kişinin yönünü şaşırmasına neden olur. Kalp ne kadar temizse, o kadar doğru gösterir.

Kimi insanlar çok zeki olduğu hâlde doğru karar veremez. Kimi insanlar çok okuduğu hâlde hakikati bulamaz. Çünkü kalp perdelidir. Kalpteki perde kalkmadan kişi ne dışarıyı ne de içini görebilir. Bu yüzden kalbi arındırmak, en büyük ibadetlerden biridir.

Bir kadının kalbi, özellikle acı yaşadıktan sonra kapanırsa sezgileri de zayıflar. Kırılmış, ihmal edilmiş, bastırılmış bir kalp kendini kapatır. Ama yeniden sevgiyle, merhametle, sabırla açıldığında o kadın yeniden kendi yolunu bulur. Çünkü kalp, doğru yönü gösterme gücünü asla kaybetmez. Sadece bazen biraz dinlenmeye ihtiyaç duyar.

Dualarla açılan yollar

Kalbin dili duadır. Dua eden bir kalp, içini Allah’a açar. Orada saklanan her şeyi olduğu gibi Rabbine sunar. Bu teslimiyet, kalbi hafifletir. Dua aynı zamanda kalbi sakinleştirir, yatıştırır. İnsanın içinde bir boşluk hissettiği zaman yapması gereken şey dua etmektir. Çünkü dua, yön arayan kalbin pusulasıdır.

İçinden gelen bir dua bazen seni öyle bir yere taşır ki, bunu aklınla planlasan başaramazsın. Çünkü dua kalpten çıktığında kabul kapılarını çalar. Kalbin ne kadar içtense, duan da o kadar etkilidir. Bu yüzden kadınların içlerinden ettikleri dualar, çoğu zaman çocuklarını, eşlerini, sevdiklerini koruyan görünmez bir kalkana dönüşür.

Annelerin kalbinden çıkan sessiz dualar, bir çocuğun kaderine yön verir. Bu, Allah’ın kadınlara verdiği özel bir güçtür. Kalp rehber olduğunda, dua da yol arkadaşı olur. O yüzden dua etmek, yalnızca istemek değil, yön bulmaktır. Hangi dua içinden geliyorsa, o senin gerçek ihtiyacındır.

Kalbin yönüyle karar almak

Hayatta bazı anlar vardır, akıl bir şey söyler ama kalp başka bir şey… Böyle zamanlarda insanlar çoğu zaman aklı seçer, çünkü daha güvenli görünür. Ama kalp her zaman daha derin bir hakikate dokunur. Kalbin hissettiklerini yok saymak, kendine yabancılaşmaktır.

Karar anlarında kalbe danışmak, kişinin kendi özüne sadık kalmasıdır. Kalp “olmaz” dediğinde ısrar etmenin sonu pişmanlıktır. Kalp “olur” dediğinde korkmanın sonu ise çoğu zaman huzurdur. Kalbin verdiği kararlar kolay değildir ama derindir. Bazen uzun vadede anlarız kalbimizin ne kadar haklı olduğunu.

Psikoloji de artık kalbin sezgisel gücünü kabul ediyor. “Bilinç dışı sezgiler”, “içgörü” gibi kavramlar kalbin rehberliğini bilimsel olarak tanımlamaya çalışıyor. Ama ruhsal alanda bu her zaman biliniyordu. Kalbi temiz olanın yolu da temiz olur. Kalbiyle barışık olan, hayatıyla da barışık olur.

Kalp yorgunluğu ve iyileşme

Hayat bazen kalbi yorar. Kırgınlıklar, hayal kırıklıkları, güven kayıpları kalbin enerjisini düşürür. Bir kadın ne kadar güçlü olursa olsun, kalbi yorulduğunda hayatın rengi solar. Bu yorgunluk ruhsal bir ağırlık yapar. Kimi zaman ağlamak, kimi zaman içine kapanmak bunun belirtisidir.

Ama kalp iyileşir. Sevgiyle, ilgiyle, zamanla… Bir kadının kendine gösterdiği şefkat, en büyük iyileştirici güçtür. Başkalarından beklediği sevgiyi önce kendine verdiğinde kalp yavaş yavaş canlanır. Her gün azıcık dua, azıcık sessizlik, azıcık yazmak, biraz doğayla temas kalbin zeminini tekrar onarır.

Kalbin iyileşmesi için kimseye ihtiyacın yok. Sadece kendine dürüst olmaya, Rabbine yönelmeye ve kendini duymaya ihtiyacın var. İçindeki sevgi kaynağını hatırladığında kalbin yeniden rehberlik etmeye başlar. Çünkü kalp bir kez temizlendiğinde yeniden parlar.

Kalp ile kalp arasında görünmeyen yollar

İki kalp arasında görünmeyen yollar vardır. Aynı duayı eden iki kişi, aynı duyguyu paylaşan iki kadın, aynı acıyı yaşayan iki ruh… Kalpler birbirini tanır. Bazen bir kadının yaşadığı acıyı başka bir kadın kelimesiz anlar. O an kalpten kalbe bir yol açılır. İşte bu yol, insanı yalnızlıktan kurtarır.

Kadınların bir araya geldiğinde kurdukları o içten bağlar, çoğu zaman kalplerin konuşmasıdır. Bu bağlar bir terapi gibidir. Çünkü kalp, başka bir kalple temasa geçtiğinde iyileşmeye başlar. İçten bir sarılış, bir bakış, bir “Ben de seni anlıyorum” cümlesi… Kalplerin temas ettiği yerlerdir.

Bazen bir annenin kalbi çocuğunun sıkıntısını uzaktan hisseder. Bazen bir eş, eşinin kalbindeki sessiz çığlığı duyar. Kalbin rehberliği, sadece kendimize değil, başkalarına da yol göstermemizi sağlar. Kalbiyle yaşayan kadınlar, etrafındakilere de ışık olur. Onlar sessizce dua eder, fark edilmeden dua olur.

Kalp, imanla genişler

İmanın en derin yaşandığı yer kalptir. Kelimelerle edilen imanın ötesinde, kalpten gelen bir teslimiyet vardır. Allah’a güvenmek, O’na dayanmak, O’ndan beklemek… Bunlar kalbin işidir. Kalp ne kadar Allah’a bağlıysa, o kadar geniştir. Geniş bir kalp, her zorluğu taşır ama altında ezilmez.

Bir kadın, imanı kalbine yerleştirdiğinde başka kimseye muhtaç kalmaz. Çünkü kalbinde bir Rab vardır. O Rab ki her gözyaşını görür, her iç geçirişini duyar, her düşen kalbi tutar. Böyle bir kalp, en karanlık zamanda bile ışığı bulur.

Kalbin rehberliği demek, Allah’la birlikte yürümek demektir. O zaman hata yapsan bile geri dönersin. Kaybolsan bile yol bulursun. Çünkü o yolda yürüyen sadece sen değilsin; kalbini tutan bir kudret vardır. Ve o kudret, seni en doğru yere götürür.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir