• 20 Mart 2025
  • Büşra Akça
  • 0

İznik Gölü’nün Altındaki 1500 Yıllık Bazilika: Batık Kilisenin Sırrı

İznik, tarih boyunca birçok medeniyetin önemli bir merkezi olmuştur. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde dini ve kültürel açıdan büyük bir öneme sahip olan bu şehir, günümüzde de tarihseverlerin ilgisini çekmeye devam etmektedir. Ancak, 2014 yılında İznik Gölü’nde keşfedilen 1500 yıllık batık bazilika, bölgenin tarihine dair yeni ve gizemli bir sayfa açmıştır. Arkeologlar ve tarihçiler için büyük bir keşif olan bu batık kilise, nasıl suyun altına gömüldü ve ne gibi sırlar barındırıyor? İşte İznik’in derinliklerindeki bu büyüleyici yapının detaylı incelemesi.

Batık Bazilikanın Keşfi İznik Gölü’ndeki batık bazilika, 2014 yılında hava fotoğrafçılığı çalışmaları sırasında tesadüfen keşfedildi. Bursa Uludağ Üniversitesi’nden arkeologlar ve uzmanlar, gölün 1.5-2 metre altında yer alan bu yapının detaylarını araştırmaya başladı. Kilisenin planı ve mimarisi incelendiğinde, yapının büyük ihtimalle 4. yüzyılın sonu ile 5. yüzyılın başlarında inşa edildiği anlaşıldı. İlk bulgular, bazilikanın bir deprem sonucunda çöktüğünü ve zamanla su altında kaldığını gösteriyor.

Uzmanlar, batık bazilikanın çevresinde sonar taramaları yaparak yapının tam boyutlarını ve kalıntılarını detaylı şekilde analiz etmiştir. Bu süreçte, bazilikanın yalnızca göl tabanında değil, çevresindeki toprak altı katmanlarında da kalıntılar barındırdığı tespit edilmiştir. Su altı arkeolojisi açısından önemli bir keşif olarak değerlendirilen bu yapı, İznik’in tarihi mirasına dair yeni bilgiler sunmaktadır.

Bazilikanın Tarihi ve İnşa Amacı İznik, Hristiyanlık tarihi açısından önemli bir merkezdir. 325 yılında düzenlenen Birinci İznik Konsili, Hristiyan inancının temel taşlarından biri olarak kabul edilir. Bu nedenle, gölün altındaki bazilika da muhtemelen o dönemde önemli bir dini yapı olarak hizmet vermiştir. Yapının Aziz Neophytos’a adanmış olduğu düşünülmektedir. Aziz Neophytos, Roma İmparatoru Diocletianus’un zulmü sırasında şehit edilen bir Hristiyan aziziydi. Bazilikanın, onun anısına inşa edilmiş bir anıt kilise olduğu öne sürülmektedir.

Bazı kaynaklara göre, bazilika yalnızca dini bir ibadet yeri olarak değil, aynı zamanda bölgedeki önemli dini toplantıların yapıldığı bir merkez olarak da kullanılmış olabilir. Hristiyan hacılar için kutsal bir nokta olduğu düşünülen yapı, inanç turizmi açısından büyük bir değer taşımaktadır.

Mimari Özellikleri ve Sanatsal Değerleri Batık bazilika, erken Bizans dönemine özgü bazilikal plan tipine sahiptir. Üç nefli (bölümlü) bir plana sahip olan kilise, büyük bir apsis ve sütunlarla desteklenmiş bir orta sahından oluşmaktadır. Arkeologlar, kilisenin zemininin mozaiklerle süslü olabileceğini ve duvarlarında fresk kalıntıları bulunabileceğini düşünmektedir. Yapının etrafında bir vaftiz havuzu ve çeşitli mezar kalıntıları tespit edilmiştir. Bu da bazilikanın sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda bir tür kutsal alan olarak da kullanılmış olabileceğini göstermektedir.

Yapının süsleme ve mozaik kalıntıları, erken dönem Bizans sanatının önemli örnekleri arasında yer alabilir. Renkli taşlardan oluşan mozaik motifleri, dini sahneleri ve Hristiyan ikonografisini yansıtıyor olabilir. Ancak, suyun içinde geçen uzun yıllar boyunca bu eserlerin ne kadar korunabildiği henüz net olarak belirlenmemiştir.

Bazilikanın Sular Altında Kalma Süreci Peki, bu muhteşem yapı nasıl oldu da İznik Gölü’nün suları altında kaldı? Tarihi kayıtlar ve arkeolojik bulgular, yapının büyük ihtimalle M.S. 740 yılında meydana gelen büyük bir depremle yıkıldığını göstermektedir. Depremin ardından çöken bazilika, zamanla su seviyesinin yükselmesiyle gölün tabanına gömülmüştür. 8. yüzyıldan itibaren İznik’in etrafında göl seviyesinin değişmesi ve çevresel faktörlerin etkisiyle, bu tarihi yapı tamamen suyun altında kalmıştır.

Jeolojik araştırmalara göre, bölgedeki tektonik hareketlilik İznik Gölü’nün su seviyesinin yüzyıllar boyunca dalgalanmasına neden olmuştur. Deprem sonrası yaşanan çöküntüler ve toprak kaymaları da bazilikanın suya gömülmesini hızlandırmıştır.

Bazilikanın Gizemi: Yeni Teoriler ve Keşifler Bazilika hakkında ortaya atılan birçok teori bulunmaktadır. Bunlardan biri, bazilikanın sadece bir ibadet yeri değil, aynı zamanda erken Hristiyanlık döneminde önemli bir hac merkezi olabileceğidir. Aziz Neophytos’un kalıntılarının burada tutulduğu ve Hristiyanların buraya akın ettiği düşünülmektedir. Ayrıca, gölün tabanında keşfedilen bazı mezar yapıları, burada yüksek rütbeli din adamlarının gömüldüğünü gösteriyor olabilir.

Bazı araştırmacılar ise, bazilikanın altındaki toprak katmanlarında daha eski yapıların olabileceğini öne sürmektedir. Eğer kazılar derinleştirilirse, belki de Roma veya daha eski uygarlıklara ait kalıntılar bulunabilir.

İznik Gölü’nün Altında Başka Neler Saklı? Bu batık kilise, İznik Gölü’nün altındaki tek tarihi yapı olmayabilir. Arkeologlar, gölde başka batık yapılar ve kalıntılar olabileceğini düşünmektedir. Özellikle gölün güneybatısındaki su altı araştırmaları devam etmektedir. Su altı jeofizik taramaları ve sonar teknolojisi kullanılarak daha fazla keşif yapılması beklenmektedir.

Bazilikanın Korunması ve Turizme Katkısı Bu tarihi keşif, yalnızca arkeologlar için değil, turizm sektörü için de büyük bir önem taşımaktadır. Türkiye’nin su altındaki en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olan İznik batık bazilikası, dalış turizmi ve su altı arkeolojisi açısından büyük potansiyel taşımaktadır. Şu anda gölün altında yapılan çalışmalara sınırlı sayıda dalgıç katılabilmektedir. Ancak, ilerleyen yıllarda buranın bir su altı müzesine dönüştürülmesi planlanmaktadır.

Ayrıca, sanal gerçeklik teknolojileri kullanılarak, ziyaretçilerin batık bazilikayı dijital ortamda keşfetmesi sağlanabilir. Böylece, hem yapının korunması sağlanır hem de kültürel miras geniş bir kitleye ulaşır.

İznik Gölü’nün altında bulunan 1500 yıllık bazilika, tarih ve arkeoloji dünyası için büyük bir keşif olarak kabul edilmektedir. Hem Bizans döneminin dini yapıları hakkında yeni bilgiler sunmakta hem de erken Hristiyanlık dönemine ışık tutmaktadır. Ancak, bu batık kilisenin hâlâ keşfedilmeyi bekleyen birçok sırrı bulunmaktadır. Önümüzdeki yıllarda yapılacak arkeolojik çalışmalar, belki de bu gizemli yapının ardındaki gerçekleri gün yüzüne çıkaracaktır. İznik, tarih boyunca olduğu gibi bugün de mistik ve büyüleyici geçmişiyle ziyaretçilerini kendine çekmeye devam edecektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir